20 Soruda Evrim Teorisinin Çöküşü |
| |
Canlı tarihinde evrim diye bir şey yoktur. Allah, tüm varlıkların Yaratıcısı ve hakimidir. Maddeyi yaratan da, bir varlığa can veren de O'dur. Allah'tan başka Yaratıcı, Allah'tan başka bir güç yoktur. Dolayısıyla yeryüzünde yalnızca Yaratılış gerçeğinin delilleri vardır. Darwinistler yaptıkları her araştırmada, bu gerçekle karşılaşırlar. Evrimi delillendirmeye çalışır ancak başaramazlar. Çünkü doğada, evrimin gerçekleştiğine dair bir delil bulamamaktadırlar. Tek bulabildikleri, ani, kompleks ve üstün bir yaratılıştır. Sahte deliller de sahte bir teoriyi desteklememekte, aksine onu daha güvenilmez ve dayanaksız hale getirmektedir. Darwinistler ise, materyalizmi ayakta tutmak adına, büyük bir kısır döngü içinde aldatma yöntemlerine devam ederler. Ama elbette bunun da bir son noktası vardır. Bu son noktaya artık günümüzde ulaşılmıştır. Evrim, sayısız delil ile çürütülmüştür.
Bu kitapta evrim teorisinin bilimsel geçersizliği daha genel bir düzeyde ele alınmakta, evrimin çöküşü 20 soruda özetlenmektedir. Toplumda yaygın olarak merak edilen ve cevapları tam manasıyla bilinmeyen sorular ile evrimcilerin bu konulardaki iddialarını cevaplandırılmaktadır. Bu kitapta verilen cevapların daha detaylı bilimsel açıklamaları; Harun Yahya (Adnan Oktar)’ın; Evrim Aldatmacası, Hayatın Gerçek Kökeni, Evrimcilerin Yanılgıları, Evrimcilere "Net Cevap" 1-2-3-4, Evrimcilerin İtirafları, Evrim Açmazı (Ansiklopedik) 1-2, Türlerin Evrimi Yanılgısı, Bir Zamanlar Darwinizm gibi kitaplarında bulunabilir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
40 Konuda Hücre |
| |
Bir yapı veya eserdeki harikalığı anlayabilmek ve takdir edebilmek için, çoğu zaman o yapı veya eser hakkında detaylı bilgi edinmek, onun hakkında düşünmek gerekir.
Birçok harika özelliğe sahip olan insan vücudu için de aynı durum söz konusudur. İnsan eğer detayları öğrenmez ve bunlar üzerinde düşünmezse, her an iç içe yaşadığı mucizelerin farkına varamaz. Oysa, karşıdan gelen arabanın kendisine çarpacağını zannedip korktuğunda, gribe yakalandığında, kan basıncı yükseldiğinde ya da bir arkadaşı ile karşılaşıp selamlaştığında, her insanın vücudunda olağanüstü olaylar gerçekleşir. Saniyeler, hatta saliseler içinde gözle görülemeyecek kadar küçük moleküller, insanın içinde arı gibi çalışarak, insanın kendisinin dahi anlamakta güçlük çekeceği kadar karmaşık olan ve çok fazla bilgi ve uzmanlık gerektiren işler yaparlar.
Tüm evreni, canlıları ve insanı yaratan Yüce Allah, şüphesiz bu kusursuz sistemleri ve muhteşem yetenekleri olan molekülleri bir amaçla yaratmıştır. Bu nedenle akıl ve vicdan sahibi her insan, Allah'ın yaratışındaki mucizeleri öğrenmeli ve bunlar üzerinde düşünmelidir. Bu kitap da, Rahman ve Rahim olan Rabbimiz'in varlığının bazı delillerini, O'nun yaratışındaki kusursuzluğu herkesin kolayca görüp anlayabileceği ve üzerinde düşünebileceği şekilde anlatmak için hazırlanmıştır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
50 Maddede Evrim Teorisinin Çöküşü |
| |
Yaklaşık 150 yıldır okul kitaplarından bilimsel yayınlara kadar her yerde bilimsel bir gerçek gibi sunulmaya çalışılan evrim teorisi gerçekte son derece çürük temellere dayanmaktadır. 150 yıldır evrimcilerin ortaya attıkları her iddia, bilim tarafından teker teker yalanlanmıştır. Evrimciler ise, artık teorilerini ispatlamaya çalışmaktan vazgeçmişler, ancak propaganda, demagoji, göz boyama gibi yöntemlerle bu teoriyi ayakta tutabilmenin yollarını aramaya başlamışlardır. Amaçları bilimsel bir gerçeği savunmak değil, sözde bilimsel olan bir safsatayı, materyalist ve ateist dünya görüşlerini devam ettirebilmek uğruna yaşatmaya çalışmaktır.
İşte bu kitapçıkta, evrim teorisinin temel iddiaları bilimsel delillerle çürütülmektedir. Canlılığın evrimle meydana gelmesinin neden imkansız olduğu çok somut ve size çok yakın örneklerle ispatlanmaktadır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Adamlık Dini |
| |
İnsanların bir çoğunu, kendileri farkında olmadıkları halde etkisi altına almış batıl bir din vardır. Bu, kendini açıkça tanıtmayan, gizli bir dindir. Hiç bir yazılı kuralı yoktur. İnsanların hareket ve tavırlarını, düşüncelerini kontrolü altına alır. İnsanlar, şuurunda olmadan hayatları boyunca bu dinin kurallarını uygular, bu dinin emir ve yasaklarına göre yaşarlar.
Bu dine uyan kimseler, kendilerine sorulduğunda belki, "müslümanım" ya da "hıristiyanım" diyebilirler. Dinsiz, hatta ateist de olabilirler. Fakat her biri, aslında bu gizli dinin mensubudur.
Bu din, başlangıçta insanların önüne bir bütün olarak konulup kendilerine teklif edilmez. İnsanlar bu dini, dünyaya geldiklerinden itibaren aldıkları uzun telkinler sonucunda benimserler. Bu nedenle, hareket, düşünce, tavır, hatta mimiklerinin bile bu dinden kaynaklandığını fark etmezler.
Bu din, kendisine bağlananlara hedef olarak "adam olma"yı gösterir. "Adam olmak", bu dinin değer yargılarını benimsemek, kurallarını, yasaklarını ve davranış biçimlerini uygulamak, karakter özelliklerini üzerinde taşımak demektir. Toplumda kabul görmek, yadırganmamak, belirli bir yere gelebilmek için adam olmak şarttır.
Bu din "adam olma"nın dinidir. Biz de buna kısaca, "Adamlık Dini" adını vereceğiz. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Ahir Zaman'ı Bediüzzaman İle Anlamak - kitapçık - |
| |
Hicri 13. asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’nda üzerinde durduğu konulardan biri, -Peygamberimiz (sav)’in Ahir Zaman’da tüm Müslümanlara bir rahmet ve bir hidayet önderi olarak gönderileceğini bildirdiği- Hz. Mehdi’dir.
Bediüzzaman eserlerinde “şahsı manevi” kavramından bahsetmiştir. Ancak, bu kavramın kimi zaman, “Bedüzzaman’ın kullandığı anlamdan tamamen farklı” yorumlandığı görülmektedir.
Bediüzzaman’ın, Peygamberimiz (sav) tarafından “Hz. Mehdi” olarak isimlendirilen bu mübarek kişinin gelişine yönelik izahları çok kesin, açık ve nettir.
Bu nedenle elinizdeki kitapçığın ilk bölümünde Bediüzzaman’ın, Hz. Mehdi’nin bir şahıs olarak geleceğini anlattığı izahları ele alınmakta ve bu konudaki yanlış yorumlamalara açıklık kazandırılmaktadır.
Kitabın diğer bölüm başlıkları ise şu şekildedir:
“Bediüzzaman Hz. Mehdi’nin Siyaset Ve Saltanat Alanlarındaki Görevlerini Nasıl Açıklamıştır?”, “Bediüzzaman Eserlerinde, Kendisinin Son Müceddid Ve Hz. Mehdi Olmadığını Delilleriyle Birlikte Açıklamıştır.” |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 1 - kitapçık |
| |
Geçtiğimiz asrın en büyük İslam alimlerinden biri olan Bediüzzaman Said Nursi, pek çok konuda olduğu gibi, Ahir Zaman konusunda da en doğru ve en güvenilir bilgileri vererek Müslümanlara yol göstermiştir.
Güçlü bir iman, örnek bir samimiyet ile yazılmış olduğu her satırında hissedilen Risale-i Nur Külliyatı’nda Bediüzzaman, başka hiçbir kaynakta bulunmayan, son derece değerli tesbit ve yorumlarıyla Müslümanları aydınlatmıştır.
Elinizdeki bu kitapta, Bediüzzaman’ın Ahir Zaman hakkındaki “Hz. Mehdi Ne Zaman ve Nerede Çıkacaktır?”, “Hz. Mehdi'nin Görevleri Neler Olacaktır?” ve “Bediüzzaman’ı Hz. Mehdi Zannedenlere Bediüzzaman’ın Cevabı Ne Olmuştur?” gibi pek çok soruya verdiği cevapları bulacaksınız. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 2 - kitapçık |
| |
Geçtiğimiz asrın en büyük İslam alimlerinden biri olan Bediüzzaman Said Nursi, pek çok konuda olduğu gibi, Ahir Zaman konusunda da en doğru ve en güvenilir bilgileri vererek Müslümanlara yol göstermiştir.
Güçlü bir iman, örnek bir samimiyet ile yazılmış olduğu her satırında hissedilen Risale-i Nur Külliyatı’nda Bediüzzaman, başka hiçbir kaynakta bulunmayan, son derece değerli tesbit ve yorumlarıyla Müslümanları aydınlatmıştır.
Elinizdeki bu kitapta, Bediüzzaman’ın Ahir Zaman hakkındaki “Hz. Mehdi Ne Zaman ve Nerede Çıkacaktır?”, “Hz. Mehdi'nin Görevleri Neler Olacaktır?” ve “Bediüzzaman’ı Hz. Mehdi Zannedenlere Bediüzzaman’ın Cevabı Ne Olmuştur?” gibi pek çok soruya verdiği cevapları bulacaksınız. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Akılsız Kuran'ı Nasıl Yorumlar? |
| |
Bu kitapta, imandan uzak, akledemeyen kişilerin, Kuran'ı yanlış yorumlamalarının nedenleri ele alınmakta, ayetler hakkında yaptıkları akılsızca yorumlardan ve itirazlardan çeşitli örnekler incelenmekte ve cevapları verilmektedir. Bundaki amaç, bu itirazların cevaplarını vermekle birlikte asıl olarak, imandan ve samimiyetten uzak kimselerin nasıl en açık konuları dahi akledemeyecek, idrak edemeyecek hale düştüklerini gözler önüne sermektir.
Kuran'ı anlamada ölçü samimiyet ve akıldır. Bu güzel özelliklerden yoksun bir kimsenin Kuran hakkında getirdiği yorumların, itirazların mantıksızlığına şaşırmak anlamsızdır. Çünkü Allah Kuran'da bize iman etmeyenlerin akıl ve anlayışları olmadığını bildirmiştir. Bu yüzden Kuran ayetleri ışığında bakıldığında iman etmeyenlerin akılsızca yorumları bir şaşkınlık konusu olmaktan çıkar, bir ibret konusu haline dönüşür.
Mümin Kuran'ın hakikatlerini ve mucizelerini insanlara anlatmakla iyiliği emredip kötülükten sakındırmakla ve bunu, güzel ve hikmetli sözle yapmakla mükelleftir. Hak ortaya konunca batıl zaten yok olmaya mahkumdur.
Allah bu gerçeği "Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size." (Enbiya Suresi, 18) ayetiyle haber vermektedir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Alay Denen Zulüm |
| |
Tarih boyunca Allah'a ve ahirete iman etmeyen insanlar, kendilerine hak din anlatıldığında, yanlış bir yolda oldukları ve bu yoldan ayrılmazlarsa sonsuz bir cehennem hayatı ile karşılaşabilecekleri haber verildiğinde bunu kabul etmemişlerdir. Üstelik kendilerinin doğru yolda olduğunu akıllarınca göstermek için de bu hak dini yaşayanlarla alay etmeye kalkışmışlardır. Kuşkusuz inkarcılar büyük bir yanılgı içindedirler. Gösterdikleri sözlü ya da fiili çabalar da hiçbir şekilde sonuca ulaşmayacaktır. Zira Allah Kuran'da hak dinin her zaman üstün olduğunu ve inkarcıların çabasının boşa çıkacağını müjdelemiştir.
Din ahlakından uzak insanlar şunu bilmelidirler: Müminlere gösterdikleri alaycı davranışlarla, din ahlakı hakkında iftira dolu sözlerle -eğer bu tavırlarından vazgeçmeyecek olurlarsa- kendilerini sonsuz bir azaba sürüklemektedirler. Elinizdeki kitapta bu gerçekler anlatılmakta, inkarcıların alay etmek isterken içine düştükleri tuzak açıklanmaktadır. Ayrıca alaycılık kavramı alışılmışın dışında, farklı yönlerden ele alınmakta ve Kuran ayetlerine göre yorumlanmaktadır.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah Akılla Bilinir |
| |
Bedenimizden başlayıp, akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktasına kadar fark ettiğimiz kusursuz dengenin ve mucizevi sistemlerin bir sahibi vardır.
O, elbette ki evrenin içindeki herhangi bir maddesel varlık olamaz. O, tüm evrenden önce var olan ve tüm evreni yok iken yaratmış olandır. O, herşeyin Kendisinden varlık bulduğu, ama Kendi varlığı ezeli ve ebedi olan Yüce Yaratıcımız’dır.
Varlığını akıl yoluyla açıkça gördüğümüz Yaratanımız'ın üstün sıfatlarını ise bize Kendi Katından gönderdiği Kuran-ı Kerim bildirmektedir: Yaratıcımız en güzel isimlerin sahibi Rahman ve Rahim Olan Allah'tır.
Bu kitap, Allah'ın yaratmış olduğu evrenin ve canlıların üzerinde düşünmeye ve bunların nasıl kusursuz bir biçimde yaratıldığını görmeye ve O'na derin saygı ve içli bir sevgiyle kulluk etmeye bir davettir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah İçin Yaşamak |
| |
Müslüman, Allah'ın, dinine bağlananlara verdiği bir isimdir. Kuran'da tarif edilen Müslümanları diğer insanlardan ayıran temel fark ise, bu insanların Allah'ın sonsuz kudretinin farkında olmalarıdır.
Allah'ın büyüklüğünü kavramak bunu sözle tasdik etmekten ibaret değildir. Müslümanlar Allah'ın varlığının ve büyüklüğünün farkına varan, O'ndan "korkup-sakınan" ve hayatlarını farkına vardıkları bu büyük gerçeğe göre düzenleyen insanlardır.
Bu kitapta sadece Allah için yaşayan ve Kuran'da tarif edilen mümin modeli anlatılmaktadır. Unutulmamalıdır ki cennet, Allah'a ve ahirete "kesin bir bilgiyle" iman edip, sonra da Allah yolunda "ciddi bir çaba" gösterenlerin yurdudur. Allah'a ancak "bir ucundan ibadet" edip, Allah'ın rızasının yanında kendi basit çıkarlarını korumaya çalışanlar ise Kuran'da bildirildiği üzere kayıptadırlar. (Hac Suresi, 11) |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Detay Sanatı |
| |
İnsanı yoktan yaratmış olan Allah'tır. Onu ve onun etrafını saran tüm güzellikleri, farkında olduğu veya olmadığı tüm nimetleri, bu nimetlerin en küçüğünü ve en büyüğünü sürekli olarak yaratan ve bunların her birinde hayranlık uyandırıcı detaylar var eden Yüce Allah'tır. Bu, Allah'ın detay sanatıdır. Allah, sonsuz aklı ile insanların kavrayamadıkları, henüz detaylarını keşfedemedikleri sistemler yaratmış, her detayın içinde Kendi Yüceliğini ve kudretini gösteren daha da ince güzellikler var etmiştir. Yoktan var eden, her şeyi dilediği gibi takdir eden ve onları her an dilediği gibi yaratmaya kadir olan Yüce Allah için kuşkusuz bu son derece kolaydır. Allah dilerse, elbette bunların tümünü giderip yok edebilir. İnsana düşen, kendisine karşılıksız sunulan bu nimetlere şükretmek, Allah'a muhtaç olduğunu bilmek ve yalnızca O'na yönelmektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 1 |
| |
Bu kitapta canlıların sahip oldukları bu olağanüstü özelliklerden sadece bir kısmını okuyacaksınız. Ancak bu kitapta örnek verilen canlıları okurken unutulmaması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır: Sözü edilen canlıların hiçbiri bir bilince veya akla sahip değillerdir, hatta bir kısmının bir beyni dahi yoktur. Öyle ise bu canlıların sahip oldukları üstün özellikleri onlara vermek, örneğin bir arının kendi aklını kullanarak matematik harikası petekleri inşa ettiğini söylemek akla ve mantığa uygun olmayacaktır. İlerleyen sayfalarda daha da iyi anlaşılacağı gibi bu canlıların sahip oldukları karmaşık sistemlerin, doğayla olan mükemmel uyumlarının tesadüfler sonucunda oluştuğunu iddia etmek de aynı derecede akıl ve mantık dışıdır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 2 |
| |
Her canlının üremesi, beslenmesi, barınması ve korunması gibi konularda verilebilecek binlerce örnek vardır. Ancak bu örnekler arasında, üzerinde mutlaka durup, düşünülmesi gereken çok önemli bir ortak nokta bulunmaktadır. İnsanların araştırma, inceleme sonucu elde ettikleri, bilgiye dayalı olan tüm bu işlemleri söz konusu canlılar var oldukları ilk günden beri milyonlarca yıldır, üstelik de kusursuz bir şekilde yapmaktadırlar. İşte bu noktada düşünen ve aklını kullanmayı bilen insanın aklına çeşitli sorular gelir: Canlılardaki benzersiz çeşitliliğin kaynağı nedir? Tümü bir bilincin ve aklın delili olan bu sistemler nasıl ortaya çıkmıştır? Bu bilinç, hayvanların ve bitkilerin kendilerine mi aittir?
Elbette ki böyle birbirine bağlı mekanizmaları oluşturanlar, bu canlıların kendileri değildir; karar veren ve bu kararı uygulayanlar da bu canlılar değildir. Her detayında üstün bir bilgi bulunan canlılardaki yapılar rastlantılarla da açıklanamaz. Çünkü bu kusursuz sistemlerin kendi kendine oluşması asla mümkün değildir. Yeryüzündeki tüm canlılara ihtiyaçları olan özellikleri veren, onlara neler yapmaları gerektiğini ilham eden kısacası onları yaratan, üstün bir akıl ve ilim sahibi, tüm alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
Bu kitapta, Allah'ın emri gereği üzerinde dikkatle düşünülmesi için O'nun göklerde ve yerde yarattığı milyonlarca delilden bazı örnekler verilmiştir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 3 |
| |
Yeryüzündeki canlıların hepsi birbirinden ilginç ve şaşırtıcı pek çok yeteneğe sahiptirler. Canlılardaki olağanüstü avlanma metodları, çeşit çeşit üreme şekilleri, yavrularını koruyup kollamada gösterdikleri özen, yaşadıkları ortama mükemmel bir uyum gösteren vücut mekanizmaları…
Peki insanların bile birçoğuna sahip olamadığı bu yetenekler, düşünme kabiliyetinden yoksun, bir bilinci dahi olmayan bu canlılarda nasıl meydana gelmiştir? Onlara bu yetenekleri kim vermiştir?
Bunları tesadüflerle açıklamak, kendiliğinden zaman içinde oluşmuş demek mümkün değildir. Rasgele tesadüflerin, yeryüzündeki milyonlarca canlı türüne etki etmesi ve onları birbirinden üstün özelliklerle donatması imkansızdır. Bu, apaçık bir gerçektir. Aksini iddia etmek ise aklın ve mantığın sınırlarını aşmak olur. Bunu, yalnızca çevresindeki canlıları gözlemleyerek biraz düşünen bir insan rahatlıkla anlayabilir. Ama ne ilginçtir ki, bu "biraz düşünme"yi yapmayan, aklın ve mantığın sınırlarını kesin olarak aşan bir grup insan vardır. Bu insanlar yeryüzünde var olan tüm canlıların tesadüflerin bir eseri olduğunu iddia ederler.
Oysa böyle insanlar yani evrime inananlar kesin olarak yanılmaktadırlar. Tüm canlıları en mükemmel şekilde yaratan, üstün kudret sahibi olan Allah’tır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 4 |
| |
Bilim adamları yıllardır canlılardaki şaşırtıcı özelliklerin nasıl ortaya çıktığını araştırmakta ve bu canlılarla ilgili pek çok sorunun cevabını vermeye çalışmaktadırlar.
Oysa canlıların ortaya çıkışları ve sahip oldukları özelliklerle ilgili bu gibi soruların tek bir cevabı vardır. Yeryüzündeki tüm canlılar Allah tarafından en mükemmel şekilde yaratılmıştır. Bu, çok açık ve kesin bir gerçektir.
İşte, Allah’ın Güzelliklerinden Bir Demet-4 adlı bu kitapta benzer soruların cevapları ile birlikte canlıların davranışlarından ve vücutlarındaki tasarımlardan çeşitli örnekler verilmektedir. Kitabın amacı, bu serinin diğer kitaplarında da olduğu gibi, tüm canlıların Allah’ın varlığının delilleri olduğunu bir kere daha okuyucuya hatırlatmaktır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın İsimleri |
| |
Sizi ve kainatı en ince ayrıntısına kadar planlayıp yaratan Allah'ı ne kadar tanıyorsunuz?
Birçok insan farklı kültürlerin ve kaynağı belirsiz bilgilerin etkisiyle Allah hakkında yanlış düşüncelere sahiptir. Oysa Allah, 1400 yıl önce indirdiği Kuran ile insanlara Kendini tanıtmış, Kendine ait isimleri bildirmiştir.
İşte bu kitabın amacı size "şah damarınızdan daha yakın olan" Allah'ı, O'nun Kuran'da bildirdiği şekilde tanıtmak, böylelikle Yüce Allah'a daha yakın olmanızı sağlamaktır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Munis Sanatından |
| |
Dünyaya yeni gelmiş her canlı güçsüz ve çaresizdir. Çevresindeki tehlikelerden tümüyle habersizdir. Beslenebilmek, büyüyüp güçlenebilmek ve hayatta kalabilmek için kendisini gözetip-koruyacak birine muhtaçtır. Tek başına yaşama ihtimali neredeyse yoktur. Ancak doğduğu andan itibaren yanında hep ebeveynleri olacaktır. Annesi veya babası onu tehlikelerden koruyacak, besleyecek ve gerekirse kendi hayatını onun için feda edecektir.
Yavru hayvanların tümü son derece sevimli bir görünüme sahiptir. Normale göre daha iri olan gözler, yuvarlak yüz hatları, yüzlerinde hakim olan şaşkınlık ve teslimiyetle karışık "bebek" ifadesi, cana yakın tavırlar, yavru hayvanların sevilmesini teşvik eden, koruma içgüdüsünü harekete geçiren özelliklerdendir.
Yavru hayvanlar dış görünümleriyle Allah'ın "Munis Sanatı"nın tecellilerindendir. (Munis kelimesi; cana yakın, sevimli, dost, ehlileşmiş, itaatkar anlamlarına gelir.) Bu kitapta hayvanların yavrularına olan şefkatini ve yavru hayvanların bazı özelliklerini okuyacaksınız.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah'ın Renk Sanatı |
| |
Doğada var olan her canlının sahip olduğu renklerin, desenlerin, beneklerin hatta çizgilerin bile bir anlamı vardır. Kimi zaman kendi aralarında bir iletişim aracı, kimi zamansa düşmanlara karşı bir uyarı olarak kullandıkları renkler, canlılar için hayati önem taşımaktadır. Öyle ki o canlının sahip olduğu rengin tonunun açık ya da koyu olması, çizgilerinin yönü bile özel olarak belirlenmiştir.
Dikkatli bakan bir göz, yalnızca canlıların değil, doğadaki herşeyin tam olması gerektiği gibi, yerli yerinde olduğunu hemen görecektir. Üstelik herşeyin insanın hizmetine verilmiş olduğunu, gökyüzünün masmavi ferahlatıcı renginin, çiçeklerin rengarenk görünümlerinin, yemyeşil ağaçların, otlakların, geceleyin zifiri karanlık içinde dünyayı aydınlatan ayın, yıldızların ve daha saymakla bitirilemeyecek kadar çok güzelliğin Allah’ın sanatının tecellileri olduğunu anlayacaktır.
Allah tüm kainatı, onun içindeki canlı cansız herşeyi eksiksiz olarak yaratmıştır. Herşeyi kontrolü altında tutan üstün güç sahibi Allah’ın şanı çok yücedir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah Korkusu |
| |
Şu anda cehennemin kenarında olsanız ve oradaki zebanilerin cehennem ehline yaptıkları dayanılmaz işkenceleri gözünüzle görseniz, cayır cayır yanan ateşin uğultusunu, cehennem ehlinin çığlıklarını, kemikleri çatırdatan inlemelerini, kahırla nefes alıp vermelerini, bir kez daha dünyaya geri dönmek isteyen pişmanlık dolu yalvarışlarını duysanız ve sonra tekrar dünyadaki yaşamınıza geri döndürülseniz acaba hayatınızda neler değişirdi?
Hiç kuşku yok ki içinizi tarifsiz bir korku kaplar, bambaşka bir insan olurdunuz. Hayatınızı bütünüyle farklı düzenlerdiniz.
Peki şu an cehennemi görmemiş olmanız mı sizi gereği gibi korkup sakınmaktan ve buna göre yaşamaktan alıkoyan? Oysa Allah cehennemin kesin bir gerçek olduğunu Kuran’da haber vermekte, cehennemi insanlara tüm detaylarıyla tanıtıp, ondan sakındırmaktadır.
Her insana düşen ise bu gerçeği unutmadan Allah'tan gereği gibi korkup sakınarak, yaşamını Allah'ın hoşnut olacağı umulan şekilde düzenlemektir. Allah korkusu bir insan için hem imanının çok keskin bir göstergesi hem de onun ebedi hayatını belirleyecek çok önemli bir özelliktir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Allah Sevgisi |
| |
Sevgi, Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Allah insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır. Müminlerin kalplerindeki sevginin asıl kaynağı ise Allah'a olan derin sevgileridir. Müminler, Allah'ı çok severler ve hayatlarının her anında Allah'ın sevgisini ve rızasını kazanmak için ciddi bir çaba gösterirler. Allah'ı seven insan, Allah'ın yarattıklarını da sever, onlara karşı şefkat ve merhamet duyar, onları korumak, onlara hayır ve güzellik getirmek ister.
İnsanların bir kısmı ise Kuran ahlakını bilmedikleri, Allah'ı gerektiği gibi tanıyıp takdir edemedikleri için sevgiden ve dostluktan mahrum kalarak, can yakan, yarı azap içinde bir hayat sürerler. Bu insanlar arasında en ihtişamlı görünen hayatı yaşayanlar bile, aslında gerçek mutluluğu ve huzuru bulamamaktadırlar. Allah, sevgisizliği iman etmeyenlere dünyada ve ahirette nankörlüklerinin ve iman etmemelerinin bir karşılığı olarak vermektedir. Bu insanlar ne gerçek anlamda severler ne de sevilirler. Allah'a ortak koşarak yaşadıkları sevgi ise gerçek sevgi değildir ve onlara daima karamsarlık, mutsuzluk ve acı getirir.
Bu kitabın amacı insanlara, sonsuz rahmet sahibi olan Rabbimiz'e, Allah'ın yarattıklarına ve müminlere olan sevginin önemini hatırlatmak, Allah'ı inkar edenlere ait bir özellik olan sevgisizliğin bir insan için ne kadar büyük bir bela ve azap olduğunu göstermektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Altınçağ |
| |
Ahir zaman kavramı pek çok insan için tanıdık bir kavram olmayabilir. Bu nedenle öncelikle bu kavramı kısaca açıklamakta yarar var. Ahir zaman, "son dönem" anlamına gelir ve İslam’a göre kıyamete yakın bir zamanda, Kuran ahlakının hakim olacağı ve dinin insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemi ifade eder.
Nitekim Peygamberimiz (sav)’den aktarılan pek çok hadiste, yeryüzünde İslam ahlakının hakim olacağı müjdeli bir dönemin yaşanacağına işaret edilmektedir. İşte ahir zaman olarak bahsettiğimiz dönem Kuran ahlakının yaygın olarak yaşanacağı bu dönemdir. "Altınçağ" ismiyle de bilinen bu dönem, hadislerden de anlaşılacağı üzere yarım yüzyıldan fazla sürecek "Asr-ı Saadet" benzeri bir devir olacaktır. Peygamberimiz (sav)’in bu devri tasvir ederken cennet benzeri özelliklerle anlatması, bu devreye "Altınçağ" ismi verilmesine neden olmuştur. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin Yanılgıları |
| |
Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi, 1999 yılında Bilim ve Yaratılışçılık: Ulusal Bilimler Akademisi'nin Görüşü adında bir kitapçık yayınladı. Kitapçığın amacı, evrim teorisinin sözde 'en önemli delillerini' biraraya getirerek, yaratılış-evrim tartışmalarına cevap vermekti.
Ulusal Bilimler Akademisi'nin kitapçığındaki iddialara, önceki çalışmalarımızda birçok kereler cevap vermiş, bu iddiaların geçersizliğini bilimsel delilleri ile göstermiştik. Ancak yine de bu kitapçığa cevap niteliğinde yeni bir çalışma hazırlama gereği doğdu. Bu çalışma ile dünyanın en önde gelen evrimci kuruluşlarından biri olan Ulusal Bilimler Akademisi üyelerinin, büyük bir bağnazlıkla bağlı oldukları Darwinizm ve materyalizm nedeniyle, nasıl çok açık gerçekleri dahi göremeyecek hale geldikleri, bilimi göz ardı ederek, delilleri nasıl çarpıtabildikleri, göz göre göre bir yalanı nasıl savunabildikleri bir kere daha gözler önüne serilmektedir.
Bu kitabı objektif bir gözle okuyanlar, söz konusu gerçeği, yani evrim teorisinin tamamen dogmatik bir inatla, körü körüne savunulmakta olduğunu bir kez daha göreceklerdir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Arageçiş Açmazı |
| |
Bugün, Darwin'in evrim teorisine getirilen en büyük itirazlardan biri fosil kayıtları ile ilgilidir. Evrimciler dahi bulunan fosillerin yorumlanması hakkında kendi aralarında büyük ihtilaf içindedirler. Hayatın tarihine dair bilimsel bilgi edinebileceğimiz önemli bir kaynak olan fosiller, çok açık olarak evrim teorisini reddetmekte, canlılığın yeryüzünde aniden, hiçbir evrim yaşanmadan ortaya çıktığını, yani yaratıldığını göstermektedir.
İşte bu kitabın konusu da, evrim teorisini çökerten bilimsel gelişmelerden biri olan fosil kayıtlarıdır. Nitekim "Ara geçiş formlarının" fosil kayıtlarında olmayışı evrim teorisinin çöküşü için tek başına yeterlidir. Teorinin kurucusu Darwin de bu gerçeği kabul etmiş ve kitabında ara geçiş formlarının neden bulunmadığını sorguladıktan sonra, "belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır." demiştir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Asker Atatürk |
| |
Atatürk, Türk Milleti'nin yetiştirdiği en eşsiz siyasi deha, en güçlü devlet adamı ve hiç şüphesiz en büyük kumandandır. Onun üstün askeri dehası, ileriyi görebilme, her zaman isabetli kararlar verebilme, cesaret, çelik gibi bir irade, azim, kararlılık ve güçlü bir sorumluluk anlayışı gibi özelliklerle kendini gösterir.
Bu kitabın amacı, Atatürk'ün, yıkılmış bir imparatorluğun yıkıntılarının arasından güçlü bir devlet oluşturabilmesinde en önemli etkenlerden biri olan asker kimliğini incelemektir.
"Asker Atatürk" hakkında Türk insanını bilinçlendirmek, onun Türk Milleti'nin kalbindeki vazgeçilemez yerini anlamamızda yardımcı olacak ve 21. yüzyılın hızla değişen dünyasında Atatürk'ün izinden ve onun ilkeleriyle yürümemizi kolaylaştıracaktır.
Kitapta ayrıca Atatürk'ün ve onun ilkelerinin en yakın takipçisi ve koruyucusu olan Türk Ordusunun üstün seciye ve karakteri de bazı devlet adamlarının ve yabancı yazarların kalemlerinden gözler önüne serilecektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Atatürk Ansiklopedisi 1.Cilt |
| |
Atatürk, Türk Milleti'nin yetiştirdiği en eşsiz siyasi deha, en güçlü devlet adamı ve hiç şüphesiz en büyük kumandandır. Gerek doğuştan sahip olduğu yetenekler, gerekse hayatı boyunca kazandığı özellikler açısından, çok üstün ve seçkin niteliklere sahiptir.
Onun üstün askeri dehası, ileriyi görebilme, her zaman isabetli kararlar verebilme, cesaret, çelik gibi bir irade, azim, kararlılık ve güçlü bir sorumluluk anlayışı gibi özelliklerle kendini gösterir.
Yalnız burada dikkat etmemiz gereken, Atatürk'e ait olan bu özellikleri bizim de örnek almamız ve bu konuda diğer milletlere öncü olmamızdır. Bunu sağlamanın yolu ise, Atatürk'ü, hayatı, askerliği, sosyal hayatı, ahlakıyla bir bütün olarak tanımaktan geçer. Atatürk'ü iyi anlamak; sadece onun şahsına yönelik övücü konuşmalar yapmak, sözlü olarak takdir etmekle değil, kendisinin milletinden ne istediğini anlamak, fikir yapısını ve ilkelerini hayata geçirmek demektir.
İşte bu eserde; doğumundan okul yıllarına, subaylıktan başkomutanlığa uzanan başarılı askerlik kariyerine, samimi bir Müslüman oluşundan, hareketli sosyal yaşantısına, ilkelerinden inkılaplarına, kısacası her yönüyle Atatürk'ü okuyacak, Ona olan sevgi ve saygınızın arttığına şahit olacaksınız. Gerçekten de Mustafa Kemal Atatürk, "bitti" denilen yerden başlayarak ülkeyi karanlıklardan aydınlığa çıkaran eşsiz bir liderdir. Şimdi bizim üzerimize düşen ise, Onun bize bıraktığı bu güzel ülkeye en iyi şekilde sahip çıkmak, çok çalışarak ülkemizi Atatürk'ün deyimiyle "muasır medeniyetler" seviyesine ulaştırmaktır.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Atatürk Ansiklopedisi 2.Cilt |
| |
Atatürk ilkelerini incelediğimizde, bu ilkelerin Türk’ün yüksek karakter ve seciyesine tam bir uyum gösterdiğini görürüz. Mustafa Kemal, askeri görevleri ve katıldığı savaşlar neticesinde, ülkesini ve insanlarını çok iyi gözlemlemiş; kendisinden önceki yöneticiler gibi, yapılmaya çalışılan yenilik hareketlerinde, ne ülke insanından uzak kalmış, ne de ’halkın üstünde’ bir tavır takınmıştır. Türk Milletine inanan ve Türk’ün yüzyıllardır bastırılmış olan karakterini ortaya çıkaran Atatürk; bu inançla ilkelerini uygulamaya koymuş ve başarılı olmuştur.
Atatürk ilkelerini bir bütün halinde düşünmeliyiz. Zira bu ilkeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türk'ün yüksek karakteri daha yükselecek ve Türkiye, medenileşme yolunda diğer ülkelerin örneği olacaktır. Bu ilkeleri bir diğerinden ayırırsak, milli birlik ve beraberliği birarada tutan temeli de zayıflatmış oluruz ki, bu da, ülke bütünlüğünün bozulmasından menfaat sağlamak isteyen bölücü güçlerin palazlanmasına sebebiyet verebilir. Buna engel olmak istiyorsak, büyük bir şevk ve heyacanla Atatürkçü ve inkılapçı düşünceye sahip çıkarak ülkemize hizmet etmeli; ayrılıkçı ve bölücü faaliyetlere izin vermemeliyiz. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Atatürk’ü İyi Anlamak |
| |
Atatürk, gerek etkileyici kişiliği, gerekse ahlaki meziyetleri ile tüm dünyanın kalbinde taht kurmuş, eşsiz bir liderdir. Çöküş arifesinde olan, enkaz haline gelmiş bir imparatorluğun, kölelik tehdidi ile karşı karşıya kaldığını sezinlemiş, milletimizi esaretten kurtarmak için büyük bir milli kurtuluş hareketi başlatmıştır.
Cumhuriyet tarihimiz süresince, kritik dönemler atlatan milletimiz, bir çok problemin üstesinden, yalnızca Atatürkçü düşünceye ve milliyetçi-muhafazakar kimliğe sahip çıkmakla gelinebileceğini artık kavramış durumdadır. Türkiye'nin 21. yüzyılda, büyük önderin hedef gösterdiği "muasır medeniyetler" arasında yer alması ve ülkemizin "lider ülke Türkiye" olması için Atatürk'ün açtığı bu yolda emin adımlarla ilerlenmesi gerekmektedir. Bu kitabın yazılmasındaki amaç; insanı insan yapan ahlaki değerleri Atatürk'ün sözlerinden alıntılarla anlatmak, bayrağımızın göklerde özgürce dalgalanması, Devletimizin ve Milletimizin bekası için "güzel ahlakın" şart olduğu konusunda genç nesilleri bilinçlendirmektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Atatürk’ün Vatan Ve Millet Sevgisi |
| |
Millet, genel kabul gören anlamıyla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur. Milletin üzerinde yaşadığı toprak da vatan olarak adlandırılır. Vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak parçası olarak algılanamaz; bir insanın hayatında sahip olduğu en önemli varlıklardan birisidir. Millet ve vatanın her insan için anlamı büyüktür. Bireyi güçlü kılan temel, ait olduğu milletin kültür birikimi, tarihi, geleneksel özellikleri gibi unsurlardır. Milletin devamlılığını sağlayan ana öğe de, vatanın bölünmez bütünlüğünün korunmasıdır. Türk Milleti’nin vatanına olan sevgisi ve bağlılığı tarihsel bir gerçektir ve milletimizi diğer milletler arasında üstün kılan en asil özelliklerden birisidir. Bununla birlikte her Türk, milletinin menfaatlerini kendi menfaatlerinden, milletinin geleceğini kendi geleceğinden üstün tutan bir anlayışa, derin bir millet sevgisine sahiptir. Türklerin, diğer tüm milletlere örnek olması gereken vatan ve millet sevgisi, bize şanlı tarihimizin en önemli miraslarından birisidir. Vatan ve millet sevgisi, çok asil sevgilerdir ve Türk Milleti için kutsal değerlerdir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Atatürk Ve Gençlik |
| |
Gençlik her millet için önemli bir kuvvettir. Bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençlik, o milletin umududur, geleceğinin güvencelerindendir. Özellikle de genç bir nüfusa sahip olan Türkiye için -ülkemizde nüfusun yarısı yirmi yaşın altındadır- bu imkanın iyi değerlendirilmesi, Türk Milleti’nin hak etmiş olduğu medeni toplumlar seviyesine ulaşması için gereklidir. İçinde yer aldığı coğrafya ve sahip olduğu tarihi miras Türk Milleti’nin üzerine çok önemli sorumluluklar yüklemektedir. Aydın, milli değerlerini koruyan, ileri görüşlü genç bir neslin yetişmesi, sahip olduğumuz şanlı tarihle birleştirildiğinde, Türkiye yalnızca ileri toplumlar seviyesine ulaşmakla kalmayacak, oldukça geniş bir coğrafyada pek çok ülkeye liderlik yapabilecek konuma gelecektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
|